Ülkemizde son zamanlarda sıklıkla reklamlarını görmeye başladığımız bitkisel ilaçlar ve bu büyük pazarın arkasında yatan gerçekleri değerlendirmeye çalışacağım. Şeker hastalığından, hemoroide kadar kesin tedavi edici olarak pazarlanan bu ürünler için “bakanlık onaylı” , “tıp doktorlarının araştırmaları sonucu elde edildi” tarzında alıcıları yanıltıcı birçok ibare kullanılmaktadır. Ne kadar üzücüdür ki bu tip ürünler bazı şarlatan ve gözü para hırsı bürümüş tıp doktorları tarafından övülmekte yada doğrudan üretilip pazarlanmaktadır. Oysaki bitki bilimi olan botanik ve ilaç bilimi olan farmakoloji zaten yıllardır birlikte çalışmaktadır. Ancak sahtekarlar tarafından doktorların yayınladıkları reddiyeler “bilmeden , kullanmadan karşı çıkıyorlar” şeklinde çığırtkanlıklar ile susturulmaktadır.
Bakanlık Onayı Nasıl Alınıyor?Bitkisel ürün reklamlarında sıklıkla rastladığımız “bakanlık onaylı” ifadelerinin altında yatan gerçek ise son derece zekice planlanmış bir oyundur. Gıda üretim izni verme yetkisi Tarım ve Köy İşleri Bakanlığındadır. Bu ürünler bitkisel gıda takviyesi olarak değerlendirilmekte ve üretim izinleri de gıda üretim izni şeklinde verilmektedir. Özetle bisküvi, ekmek gibi ürünler ile bitkisel ilaçlar aynı üretim izin belgesine sahiptir. Özellikle krem formunda olan ürünlerde sıklıkla rastladığımız “Sağlık Bakanlığı Onaylı” ibaresi ise dermokozmetik iznidir. Bu izin , “vücuda sürüldüğünde alerjik reaksiyonlara neden olmayacağı ya da minimal bir allerji potansiyeli olduğu” yönünde verilmiş bir onaydır. Her iki bakanlığın onayı da kesinlikle hastalıkların belirtilerini ortadan kaldıracağı , teknik tabirle endikasyona yönelik bir onay değildir.
Son dönemlerde Clavixpanax, orjin krem gibi ürünlerin üreticileri Sağlık Bakanlığı tarafından uyarılmış ve reklamlarında endikasyon belirtmemeleri istenmiştir.
Bitkisel İlaçların Yan Etkileri Nelerdir?Bir ilaç piyasaya çıkmadan önce yüzlerce test aşamasından ve bir o kadar da otoritenin denetiminden geçmektedir. Yan etkilerine ve etkilerine yönelik birçok farklı grup üzerinde araştırmalar yapılmakta , doz aşım değerleri , tedavi edici doz değerleri , kullanılacak yaş grupları, kullanılmasının sakıncalı olduğu durumlar vb. bir çok konu netliğe kavuşturulmaktadır. Bu araştırmalara rağmen birçok tıbbi ilacın toplum üzerinde görülen yan etkileri nedeniyle piyasadan kaldırıldığı olmaktadır.
Bitkisel besin takviyeleri ise bu tarz hiçbir araştırmaya tabii değildir ve tamamen halk arasındaki kullanım alanına göre piyasaya çıkarılmaktadır. Bu ürünler ciddi sindirim sorunları, kardiyak bozukluklar, elektrolit bozukları ve hatta ölümle sonuçlanan vahim tablolara neden olabilmektedirler. Ülkemizde de son dönemde basına yansıyan bitkisel ilaç kaynaklı ölümler olmuş ve bu ürünler yangından mal kaçırma aceleliğinde toplatılmıştır.